Bosna Hersek milli takım teknik direktörü Sergej Barbarez, 1991 yılında Mostar'dan Almanya'ya gidişinin hayatını nasıl değiştirdiğini anlattığı "Kreisläufe – Wie ein Krieg mein Leben veränderte" (Döngüler – Bir Savaş Hayatımı Nasıl Değiştirdi) adlı otobiyografisini yayınladı. Alman yayınevi Arete tarafından 20 euro fiyatla çıkarılan kitap, Barbarez'in savaşın eşiğindeki bir gençten Bundesliga yıldızına uzanan hikayesini konu alıyor.

Barbarez, Hamburglu spor gazetecisi Sebastian Wolff ile birlikte kaleme aldığı kitabında, 21 Aralık 1991 tarihindeki ayrılışına dikkat çekiyor. Babası Ljubo'nun yaklaşan savaşı öngörerek kendisini Almanya'da tuttuğunu belirten Barbarez, o günü şu sözlerle aktarıyor: "O günü asla unutmayacağım. Sarajevo Havalimanı'nda etrafımda bir kargaşa ve kalabalık hissediyorum; vatanlarını terk etmek isteyen huzursuz insanlar var. Özellikle çocuklarıyla gelen anneler vardı. Gözlerinde korku vardı ve bebek ağlamaları kafamı bir siren gibi delip geçiyordu. O çığlıkları hala duyuyorum."

Almanya'daki futbol kariyeri nasıl başladı?

Mostar'dan ayrıldıktan sonra JAT ile Hamburg'a giden Barbarez, amcası Mustafa ve yengesi Dunja'nın yanına Hannover'e yerleşti. 4 Ocak 1992 tarihinde amcasıyla Eilenriede ormanında yürüyüş yaparken tesadüfen Hannover 96 antrenman merkezine ulaşan Barbarez, burada Frank Pagelsdorf yönetimindeki bir deneme antrenmanına katıldı. Yapay çim sahada sergilediği performansla dikkat çeken futbolcu, kulüpte kalmaya hak kazandı.

Barbarez'in kariyer yolculuğu Hannover 96'nın amatör takımlarında başlayıp Bundesliga seviyesine kadar yükseldi. Bu süreçte Union Berlin, Hansi Rostock, Borussia Dortmund, Hamburger SV ve Bayer Leverkusen gibi önemli kulüplerde forma giydi. Bir sezonda Bundesliga'nın en golcü oyuncusu unvanını kazanan Barbarez, futbol hayatına Almanya'da devam etti.

Savaşın ve göçün etkilerini nasıl tanımlıyor?

Kitabında savaş sırasında yaklaşık 100 bin insanın öldüğünü ve 2 milyon kişinin ülkeden kaçtığını belirten milli takım teknik direktörü, "Ben de onlardan biriydim. Sadece o zaman bunu bilmiyordum," dedi. Barbarez ayrıca ailesinin kozmopolit yapısına da değindi; annesinin Hırvat ve Müslüman kökenli, babasının ise Ortodoks bir Sırp olduğunu ifade etti.

Yaşadığı zorluklara rağmen bulduğu mutluluğu Almanya'ya borçlu olduğunu söyleyen Barbarez, "Almanya'ya 1991 yılında gittim. Vatanımın bu kadar acı çektiği bir dönemde bu kulağa çılgınca geliyor. Bugün hala Saraybosay'da otelden çıktığımda duvarlarda mermi delikleri görüyorum. Ancak mutluluğu bulduğum o hayatı, o döneme borçluyum. Şimdi biraz olsun geri vermek istiyorum," diyerek sözlerini tamamladı.