Türkiye'de Sular Durulmuyor
Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son dönemde attığı adımlar, ülke siyasetinde ve ekonomisinde Muhalefete yönelik baskılar, yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlanması ve bir üniversitenin kapatılması, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda Birçok kişi bu olayları, 2028'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde hükümetin bir hazırlığı olarak görüyor.
CHP Kongresi İptal Edildi: Siyasi Depremin Fitili Ateşlendi
Muhalefete yönelik en önemli hamlelerden biri, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Kasım 2023'teki kurultay sonuçlarını iptal etmesi oldu. Söz konusu kararla, oy verme sürecindeki usulsüzlükler gerekçe gösterilerek mevcut genel başkan Özgür Özel görevden alınırken, yerine geçici olarak eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Bu karar, CHP içinde büyük bir krize yol açtı.
Özgür Özel, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Bu bir yargı darbesidir. Bu kararı kabul etmiyoruz. Hukuki yollardan ve sokaklarda mücadele edeceğiz," ifadelerini kullandı. Kararın ardından binlerce protestocu parti genel merkezi önünde toplandı. Kemal Kılıçdaroğlu ise "parti içi sorunların barışçıl yollarla çözülmesi" çağrısında bulundu. Ancak parti içinde Kılıçdaroğlu'nun yıpranmış ve zayıf bir aday olarak görülmesi, Erdoğan'ın operasyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Bosna Hersek'teki bazı siyasi analistler tarafından da Türkiye'deki siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak yorumlanıyor.
İmamoğlu'na Hapis Cezası: Muhalefet Susturulmak Mı İsteniyor?
CHP, 2024 yerel seçimlerinde büyük bir başarı elde ederek İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirleri kazanmıştı. Bu sonuç, 40 yıl sonra CHP'nin ulusal düzeyde en yüksek oyu (yaklaşık yüzde 37,8) alması anlamına gelirken, Erdoğan'ın AKP'si yüzde 35'in altında kalmıştı. İstanbul'da Ekrem İmamoğlu yüzde 51'in üzerinde bir oyla yeniden seçilmişti. Bu zafer, CHP'ye yerel düzeyde büyük bir güç, büyük şehirlerin bütçeleri üzerinde kontrol ve altyapı projeleri üzerinde söz sahibi olma imkanı vermişti.
Ancak Erdoğan bu yenilgiyi kabullenemedi ve o tarihten itibaren en büyük muhalefet partisine karşı tam bir terör estirilmeye başlandı. Seçimlerden bir yıl sonra, 19 Mart 2025'te İmamoğlu, şafak operasyonuyla yüzlerce destekçisiyle birlikte tutuklandı. İstanbul eski belediye başkanı şu anda 14 aydan fazla bir süredir hapiste. Mart 2026'da başlayan davada savcılar, yüzlerce sanık için 2430 yıldan fazla hapis cezası talep ediyor (yolsuzluk, gasp, rüşvet, kara para aklama ve suç örgütü yönetimi). Uluslararası kuruluşlar ve CHP, tüm sürecin tamamen siyasi amaçlı olduğunu düşünüyor. Amaç, 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde en popüler ve karizmatik muhalefet liderini ortadan kaldırmak.
İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne Kilit: Akademik Özgürlüğe Darbe Mi?
Erdoğan, cuma günü Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararnameyle ülkenin en tanınmış özel üniversitelerinden biri olan, liberal akademik kültürü ve 20.000'den fazla öğrencisiyle bilinen İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet iznini iptal etti. Üniversite, dönem ortasında ve önceden herhangi bir uyarı yapılmadan kapatıldı. Üniversitenin tanınmış hukuk uzmanlarından Yaman Akdeniz, BBC'ye yaptığı açıklamada, "30 yıldır inşa ettiğimiz kurum bir gecede kapatıldı," dedi.
Ekonomiye Darbe
Siyasi baskılarla eş zamanlı olarak hükümet, akademik özgürlükleri ve ülkenin ekonomik istikrarını daha da tehlikeye atan adımlar attı. Hükümetin öğrencilerin devlet üniversitelerine dönem kaybı olmadan geçiş yapmasına izin verme kararı, akademik camiada bağımsız ve eleştirel düşünceyi bastırmaya yönelik yeni bir adım olarak yorumlanıyor.
Erdoğan'ın hamleleri piyasada hemen paniğe yol açtı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yüzde 6'nın üzerinde düşerken, Türk lirası değer kaybetmeye devam etti ve Merkez Bankası döviz rezervlerinden sekiz milyar dolar müdahale etmek zorunda kaldı. Yeni bir kararname ile belediyelerin yeni şirket kurması yasaklandı. Bu önlem, muhalefet partisi CHP'nin kontrolündeki (İstanbul, Ankara ve İzmir gibi) kilit şehirleri doğrudan etkiliyor. Bu şehirler, söz konusu şirketler aracılığıyla altyapı ve kamu hizmetlerini finanse ediyordu.
Türkiye Açıkça Otoriterleşiyor
Analistler, sonraki adımların ne olacağını tahmin etmenin zor olduğunu, ancak Türkiye'nin demokrasiden açıkça otoriterliğe doğru hızla ilerlediği konusunda hemfikir. Artık Erdoğan'ın 2028 seçimlerine kadar muhalefeti tamamen ortadan kaldırıp kaldırmayacağı değil, bunun için hangi radikal yöntemleri kullanacağı sorusu soruluyor. Bu durum, Bosna Hersek'teki siyasi çevrelerde de endişeyle takip ediliyor. Özellikle Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde olan Türkiye'nin bu adımları, bölgedeki demokratikleşme çabalarına da olumsuz etki edebileceği belirtiliyor.
Yazar
Merve Ersoy, Bosna Hersek adliye, emniyet ve spor kaynaklarının deneyimli ismi. Asayiş haberlerinden yerel sporun perde arkasına kadar güncel olayları sayfalara taşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
CHP kongresinin iptal edilmesinin gerekçesi neydi?+
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin Kasım 2023'teki kurultayında oy verme sürecinde usulsüzlükler yaşandığı gerekçesi




