Republika Srpska (RS) Hükümeti, Bosna Hersek'teki duruma ilişkin hazırladığı 11 sayfalık raporu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sundu. RS Başbakanı Save Minić imzalı ve ek yazılı belge, BM Güvenlik Konseyi Başkanı Aglaia Balti'ye iletildi. Rapor; Anayasa Mahkemesi'nin yapısı, Milorad Dodik'in yargılanması ve Yüksek Temsilci'nin yetkileri hakkında çeşitli iddialar içeriyor.
Raporda, Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi'nin mevcut yapısına yönelik sert eleştiriler yer alıyor. Belgede, "Yargı reformunun uygulanması için yasaların acilen kabul edilmesi zorunludur; çünkü Anayasa Mahkemesi'nin şu anki yedi hakimden oluşan yapısı, Anayasa'nın VI(1). Maddesinde öngörülen dokuz üye kuralıyla doğrudan çelişmektedir" ifadelerine yer verildi. Ancak rapor, mahkeme kadrosunun boş kalmasının sebebinin RS yönetimindeki iktidar partilerinin iki RS yargıcını atamayı reddetmesi olduğu bilgisini içermiyor.
Milorad Dodik'in mahkumiyeti ve yargı sistemi eleştirisi
Dokümanda, SNSD lideri Milorad Dodik hakkında verilen hapis cezası da tartışma konusu yapıldı. Raporda, "Bu hukuka aykırı karar, Boşnakların kontrolündeki Bosna Hersek düzeyindeki yargı kurumları aracılığıyla uygulanmıştır; böylece demokratik olarak seçilmiş RS Başkanı Milorad Dodik, entite düzeyinde kabul edilen yasaları ilan etme şeklindeki açık anayasal yükümlülüğünü yerine getirdiği için cezalandırılmıştır" denildi. Dodik, 1 Ağustos 2025 tarihinde, Yüksek Temsilci'nin kararlarının RS'de uygulanmamasını öngören yasaları imzaladığı gerekçesiyle bir yıl hapis ve altı yıl görevden men cezasına çarptırılmıştı.
Rapor ayrıca Barış Uygulama Konseyi'nin (PIC) yetkilerini de sorguluyor. Belgede, "Dayton Anlaşması'nın varlığını öngörmediği veya bahsetmediği PIC, OHR'ın kapatılması koşullarını belirleme konusunda hiçbir yasal yetkiye sahip değildir" iddiası savunuluyor. Ancak rapor, BM Güvenlik Konseyi'nin 1997 tarihli 1144 sayılı kararıyla PIC konferansının sonuçlarını selamladığı bilgisini paylaşmıyor.
Yüksek Temsilci ve seçim teknolojileri tartışması
Christian Schmidt'in atanması da raporun bir diğer hedefi oldu. RS Hükümeti, Schmidt'in BM Güvenlik Konseyi'nin gerekli onayını almadan "demokratik olmayan kararlar dayattığını" öne sürüyor. Raporda ayrıca 4 Ekim'de yapılan genel seçimlere de değinildi. Belgede bir yandan seçimlerin "özgür ve dürüst" olduğu belirtilirken, diğer yandan aynı süreç için "sistematik ihlallerin yaşandığı" iddia edilerek çelişkili bir yaklaşım sergilendi.
Seçimlerde kullanılan Smartmatic teknolojisine yönelik ABD'deki davalar da rapora dahil edildi. Raporda, bu davaların seçim sistemlerine olan güvensizliği pekiştirdiği savunulurken; söz konusu davaların 2016 yılındaki Filipinler seçimleriyle ilgili olduğu ve oy manipülasyonuna dayanmadığı gerçeği raporda yer almadı. Son olarak rapor, devlet mal varlığının entiteler arasında paylaşılması konusundaki taleplerini yineleyerek, kurumların çalışmasını engelleyen blokajları "hukukun üstünlüğüne saygı" olarak nitelendirdi.







