Berlin Nüfus ve Gelişim Enstitüsü ile Wüstenrot Vakfı tarafından 6 Ekim tarihinde sunulan "Ulusun Demografik Durumu" çalışmasına göre, Almanya nüfusunun 2045 yılına kadar 1,7 milyon kişi azalarak 81,8 milyona düşmesi bekleniyor. Bu azalma, Münih şehri büyüklüğünde bir nüfus kaybına tekabül ediyor.

Araştırma sonuçları, Almanya'daki 400 ilçe ve şehrin üçte ikisinden fazlasının 2045 yılına kadar nüfus kaybı yaşayabileceğini gösteriyor. 2019 yılındaki önceki çalışmada toplam nüfusun orta vadede istikrarlı kalacağı varsayılırken, yeni veriler doğum oranlarındaki düşüş ve göç hareketlerinin demografik gelişimi etkilediğini ortaya koyuyor.

Doğu Almanya'da nüfus kaybı derinleşiyor mu?

Çalışma, özellikle Doğu Almanya'daki bölgeler arasında giderek derinleşen farklara dikkat çekiyor. Leipzig, Potsdam ve Dresden gibi şehirlerin yanı sıra Berlin yakınlarındaki Dahme-Spreewald ilçesinin büyümesini sürdürmesi beklenirken, nüfus kaybı beklenen 50 bölgenin 42'si Doğu Almanya'da yer alıyor. Örneğin, Thüringen eyaletindeki Suhl şehrinin nüfusunun yüzde 30 oranında azalabileceği öngörülüyor.

Batı Almanya'da ise Frankfurt am Main ve Düsseldorf gibi şehirlerin büyümesi beklenirken, Saarland eyaletinin nüfus kaybetmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Çalışmanın yöneticisi Adrián Carrasco Heiermann, nüfus azalmasının sadece Doğu Almanya'ya özgü bir sorun olmadığını belirtti.

Çalışma çağındaki nüfus ve emeklilik sistemi nasıl etkilenecek?

Araştırmacılar, Almanya'da çalışma çağındaki insanların sayısının 2045 yılına kadar yüzde 4,7 oranında azalacağını tahmin ediyor. Baby boomer kuşağının (1946-1964 arası doğanlar) emekli olması ve iş gücüne katılan yeni neslin sayıca az kalması bu düşüşün temel nedeni olarak görülüyor. Thüringen, Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Saarland gibi eyaletlerde çalışma çağındaki nüfusun yüzde 12 ile yüzde 18 arasında azalabileceği öngörülüyor. Berlin, Hamburg ve Bremen şehir devletleri ise büyüme beklenen nadir yerler arasında bulunuyor.

Ülke genelinde 67 yaş üstü nüfusun yüzde 14,5 artması beklenirken, bu grubun toplam nüfus içindeki payının yüzde 19,1'den yüzde 23'ün üzerine çıkacağı hesaplanıyor. Bu durum, çalışanların sayısının azalmasıyla birlikte emeklilik sisteminin mali yükünü artırabilir. Geçtiğimiz yıl emeklilik sigortası gelirlerinin yüzde 28,4'ü olan 123,2 milyar euro devlet bütçesinden karşılanmıştı.