
AB'den Bosna Hersek'e sinyal: Aşamalı üyelik kapıda mı?
Siyaset bilimci Omar Memišević, Prag'da düzenlenen GLOBSEC Forumu'nda yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Batı Balkanlar'ı giderek artan bir şekilde kendi jeopolitik alanı olarak gördüğünü belirtti. Memišević, "Dnevni Avaz" gazetesine verdiği demeçte, AB'nin bölgeye yönelik politikasının Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel güç mücadeleleri bağlamında şekillendiğini ifade etti.
GLOBSEC Forumu'nda öne çıkan mesajlar: AB, Batı Balkanlar'ı sahipleniyor
Prag'da düzenlenen ve Avrupa güvenliği, Ukrayna savaşı ile ABD ilişkilerinin ele alındığı GLOBSEC Forumu'na katılan Omar Memišević, bölgenin AB perspektifine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Memišević, "Batı Balkanlar son 20 yılda giderek daha fazla yalnızca Avrupa'ya ait bir alan olarak görülüyor. Bunu Prag'da açıkça görmek ve duymak mümkündü. Yalnızca Batı Balkanlar ve Doğu Ortaklığı ülkeleri (Ukrayna, Moldova ve Gürcistan), AB'yi güvenilir bir jeopolitik aktör olarak görebilir. Kültürel, tarihsel ve coğrafi nedenlerle diğer bölgeler AB için daha az önemlidir" dedi.
Memišević, Brüksel'in küresel aktörlerin tehditlerine ve kötü niyetli etkilerine karşı jeopolitik kaygılarla hareket ettiğini belirterek, 2022 yılında Bosna Hersek ve Kosova'ya aday ülke statüsü verilmesini, Karadağ'daki AB liderleri zirvesinden gelen olumlu sinyalleri ve Karadağ'ın giderek yaklaşan üyeliğini bu stratejinin bir parçası olarak sıraladı.
Aşamalı üyelik modeli Bosna Hersek için bir çözüm olabilir mi?
Omar Memišević, AB'nin adaylık statüsü verme, müzakerelere başlama ve üyelik sürecinin neredeyse her zaman jeopolitik bir karar olduğunu vurguladı. Memišević, "Bu süreç, ülkelerden reform talep edilen gerçek bir müzakere sürecinden ziyade, Brüksel'in mevcut jeopolitik tehditlere verdiği bir yanıttır" ifadelerini kullandı.
Bosna Hersek'in reformları tamamlamadığını kabul eden Memišević, ancak AB'nin yeni üyeleri klasik tam üyelik modeli dışında aşamalı olarak kabul etme ihtimalinin düşük olmadığını belirtti. "Aşamalı yaklaşım hala tasarım aşamasında. Bu modelin hayata geçip geçmeyeceğinden emin değiliz çünkü farklı üye devletler tarafından eşit ölçüde eleştirilen ve desteklenen birkaç genişleme süreci reform önerisi daha var. Eğer aşamalı yaklaşım uygulanırsa, bu Bosna Hersek için gerçekçi bir senaryo olabilir. Ancak ilk adımlardan birinin, vatandaşların AB üyeliğinin avantajlarını hissetmesi için ortak pazara entegrasyon olması şart" dedi.
Memišević, bu entegrasyonun ardından ortak dış ve güvenlik politikasının geldiğini belirterek, Bosna Hersek'in bu alanda uzun yıllardır AB ile yüzde 100 uyum içinde olduğunu, ardından ortak çevre politikasının geleceğini ifade etti.
ABD'nin değişen politikası ve Bosna Hersek'e yansımaları
Son dönemde Brüksel ile Washington arasında Bosna Hersek politikası konusunda yaşanan görüş ayrılıklarına da değinen Memišević, ABD'nin bölgeye yönelik yaklaşımındaki değişimin ABD seçimlerinden itibaren, hatta Başkan Donald Trump'ın göreve başlamasından önce bile görüldüğünü söyledi. Memišević, "O zamanlar bu sadece bir retorik olarak tanımlan
Yazar
Bosna Hersek sokaklarının nabzını tutan Pınar Aktaş, mahalle hikâyelerinden vatandaşın günlük yaşamına kadar şehrin insanına dokunan haberleri yazıyor.




