Tuzla'daki Sveti Franjo İlkokulu'nda bir öğrencinin maruz kaldığı akran zorbalığı sonrası yaşananlar, okul yönetimi ile öğrenci velisi Jasmin Bilalić arasında hukuki ve sosyal bir krize dönüştü. Bilalić, oğlunun fiziksel saldırıya uğradığını, okulun durumu gizlediğini ve öğretmenin çocuğun okula dönmesi durumunda istifa edeceğini tehdit ettiğini iddia etti.
Jasmin Bilalić tarafından yapılan açıklamalara göre, 8. Sınıf öğrencisi olan oğulları 18 Eylül 2025 tarihinde fiziksel saldırıya uğradı. Olayın, bir öğrencinin diğerini güç oyununa zorlaması sırasında gerçekleştiğini belirten Bilalić, çocuğun kafasına yumruk atıldığını ve darbe sonrası kafa bölgesinde kızarıklık ile morluk oluştuğunu ifade etti. Bilalić, "Dječak se nama povjerio tek drugi dan od toga. Kada više nije mogao da izdrži on se počeo nama otvarati. Nije jeo, nije pio, i doslovno smo ga natjerali da nam kaže šta se desilo" dedi.
Bilalić, okulun olaydan sonra kendilerini bilgilendirmediğini ve öğretmenin durumu çocukların kendi aralarında çözmesini beklediğini ileri sürdü. Üniversite klinik raporlarına dayandırılan iddialara göre, çocukta akut ağır psikolojik travma tespit edildi ve çocuk çocuk psikiyatri kliniğinde tedavi görmeye başladı. Bilalić ayrıca, sınıf öğretmeninin çocuğun okula dönmesi halinde okulu bırakacağını söylediğini iddia ederek, "Učiteljica je zaprijetila da će otići iz škole ako dječak ponovo bude pohađao nastavu u toj ustanovi" şeklinde konuştu.
Okulun öğrenciyi okuldan çıkarma kararı durduruldu
Sveti Franjo İlkokulu yönetiminin, söz konusu öğrencinin eğitim hakkını sonlandırma kararı alması üzerine süreç yargıya taşındı. Eğitim müfettişliğinin okulun kararını hukuka aykırı bulmasının ardından, Tuzla Kantonal Mahkemesi öğrencinin okuldan çıkarılmasını dava süreci tamamlanana kadar geçici olarak durdurdu. Bilalić, 18 Haziran 2026 tarihinde avukatları aracılığıyla okul yönetimine bir yazı göndererek, durumu sakinleştirmek adına öğretmene yönelik şikayetlerini geri çekmeyi teklif ettiklerini ancak yanıt alamadıklarını belirtti.
Velinin açıklamalarına göre, ailesi diğer öğrencileri veya velileri tehlikeye atmadıklarını, sadece okulun ihmalkar tutumuna karşı olduklarını savunuyor. Bilalić, "Želimo naglasiti da su naše aktivnosti isključivo bile usmjerene protiv nesavjesnog i nezakonitog postupanja škole u slučaju vršnjačkog nasilja te da ni na koji način nismo ugrozili prava i interese ostalih učenika i njihovih roditelja" diyerek, adaletin yerini bulmasını beklediklerini vurguladı.







