Akademisyen Prof. Dr. İzet Şabotiç, 2.200’den fazla arşiv belgesini inceleyerek hazırladığı “Üsküp’teki Büyük Medrese (1925–1941) - Bir Neslin İnşası” adlı kitabını 25 Eylül 2026 Cuma günü Üsküp’te tanıttı. Uluslararası Balkan Üniversitesi’nde düzenlenen program, Boşnaklar Uluslararası Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin bir parçası olarak düzenlendi.
Kitap tanıtımı hangi kapsamda yapıldı?
Kültür, Ortak Değerler ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği “DİVAN” tarafından organize edilen etkinlik, 28 Eylül Boşnaklar Uluslararası Günü anma programı çerçevesinde gerçekleşti. Akademik, kültürel ve toplumsal-siyasal yaşamdan çok sayıda davetlinin katıldığı gecede; akademisyen Ferid Muhiç, Prof. Dr. Recep Şkriyel, Prof. Dr. Zekir Ramçiloviç ve eserin yazarı İzet Şabotiç konuşmalar yaptı.
Eser, uzun yıllara yayılan araştırmaların sonucunda ortaya çıktı. Kitap, 1925 ile 1941 yılları arasında faaliyet gösteren Üsküp’teki Büyük Medrese’nin tarihini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Bu çalışma, sadece bir eğitim kurumunun geçmişini anlatmakla kalmayıp; dönemin sosyo-ekonomik koşullarını, Müslüman nüfusun durumunu ve Balkanlar'da yeni bir entelektüel kuşağın oluşumunu da belgeliyor.
Eğitim kurumlarının toplumsal etkisi nasıl oldu?
Tanıtım programında medresenin yetiştirdiği isimlere dikkat çekildi. Büyük Medrese sıralarından çok sayıda aydın, profesör, hukukçu, hâkim, toplum önderi ve antifaşistin yetiştiği belirtildi. İlginç bir detay olarak; Krala bağlı din adamı yetiştirme amacıyla kurulan bu medresede çok sayıda komünist de yetişmişti. Akademisyen Muhiç, bu durumu değerlendirirken, "Devletlerin her dönemde kendine bağlı insan yetiştirmeyi hedeflediğini, bu nedenle eğitim kurumların eğitim değil, antreman yaptırdığını" ifade etti.
Tarihsel revizyonizme karşı bilimsel cevap
Prof. Dr. Zekir Ramçiloviç ise tarihî gerçeklerle yüzleşmenin ve hafıza kültürünün korunmasının önemine değindi. Ramçiloviç, "Bilimsel araştırmaların, arşiv belgelerinin ve somut tarihî gerçeklerin, tarihsel revizyonizm ve tarihî gerçeklerin inkârına karşı en güçlü cevap olduğunu" vurguladı.
Etkinlikte ayrıca kültürel ve tarihî mirasın tek bir topluluğa ait olmadığı; bu mirasın Üsküp, Kuzey Makedonya ve Balkanlar’ın ortak tarihi olduğu hatırlatıldı. “DİVAN” Derneği, programın sonunda Uluslararası Balkan Üniversitesi'ne ve katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkürlerini sundu. Bosna Hersek ve bölge tarihindeki bu tür akademik çalışmalar, Balkan coğrafyasındaki kültürel sürekliliğin korunması açısından kritik bir rol oynuyor.







