Kuzey Makedonya'da arpa hasadı devam ederken, buğday hasadı öncesinde bölge çiftçileri ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya. Üreticiler, düşük verim ve mevcut alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirterek, devletten acil destek talep ediyor. Bu durum, Bosna Hersek gibi bölgedeki diğer tarım ülkeleri için de benzer riskleri barındırıyor ve gıda güvenliği açısından önem arz ediyor.

Üretim Maliyetleri Yükselirken Fiyatlar Düşük Kaldı

Ulusal Tarım Ağı'ndan yapılan açıklamada, buğday ve arpanın güncel piyasa fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kaldığı ve bunun sonucunda çiftçilerin zarar ettiği vurgulandı. Açıklamada, tarımsal girdi maliyetleri, yakıt fiyatları ve işçilik giderlerindeki artışın üreticiler üzerindeki baskıyı önemli ölçüde artırdığı belirtildi. Stratejik öneme sahip bu ürünlerin üretimini korumak amacıyla hükümetin sübvansiyon ve destekleyici önlemleri acilen devreye sokması çağrısı yapıldı. Çiftçiler, buğday ve arpanın temel gıda maddeleri olması nedeniyle, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının ulusal güvenlik meselesi olduğunu ifade ediyor.

Tarım Bakanlığı'ndan Piyasa Koşulları Açıklaması

Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ise alım fiyatlarının piyasa koşullarına göre belirlendiğini açıkladı. Ancak Bakanlık, piyasada bir dengesizlik tespit edilmesi halinde Tarım ve Kırsal Kalkınma Kanunu kapsamında devlet müdahalesinin mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca, Bakanlık tarafından 15 Haziran-15 Eylül 2026 tarihleri arasında buğday ve arpa depolama desteğinin de üreticilerin kullanımına sunulduğu hatırlatıldı. Bu destek, çiftçilerin hasat sonrası ürünlerini uygun koşullarda depolayarak daha iyi fiyatlar beklemelerine olanak tanımayı hedefliyor.

Bölgesel Etkiler ve Gelecek Beklentileri

Kuzey Makedonya'daki bu durum, Bosna Hersek gibi komşu ülkelerdeki tarım sektöründe de benzer sorunların yaşanabileceğine dair endişeleri artırıyor. Bölgesel olarak artan girdi maliyetleri ve dalgalı piyasa fiyatları, çiftçilerin karşılaştığı ortak zorluklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, hükümetlerin tarım politikalarını gözden geçirerek, stratejik ürünlerin üretimini destekleyici ve çiftçiyi koruyucu mekanizmaları güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, gıda güvenliği riskleri ve kırsal kesimde ekonomik daralmalar yaşanabilir.