İspanya ordusu ve sivil muhafızlar, Seuta şehrinin sınır bariyerlerini aşmaya çalışan göçmenlerle yaşanan çatışmaların ardından bölgeye acil sevk edildi. İspanyol yetkililerin açıkladığı bilgilere göre, bariyerlerin zorlanması sırasında en az 18 göçmen hayatını kaybetti ve yaklaşık 2.000 kişi sınır hattını geçmeyi başardı.
Seuta sınırında can kaybı ve olağanüstü hal ilan edildi
İspanya'nın Seuta kentindeki sınır noktalarında yaşanan dramatik olaylar sonrası İspanyol ordusu, sivil muhafızlar (Guardia Civil) ve diğer güvenlik birimleri bölgede olağanüstü hal ilan ederek seferberlik başlattı. İspanyol istihbarat servislerinin verilerine göre, Fas'ın büyük şehirlerinde yüzlerce gencin Seuta yönüne doğru hareketlenmeye hazırlandığı tespit edildi. Tarajal sınır geçişindeki liman bölgesinde onlarca kişinin denize döküldüğü ve sınır kontrol sisteminin büyük ölçüde çöktüğü bildiriliyor.
Krizin nedeni İspanyol Yüksek Mahkemesi kararı mı?
Göç dalgasındaki bu ani artışın temelinde, İspanyol Yüksek Mahkemesi'nin 8 Temmuz tarihli kararı yatıyor. Söz konusu yargı kararında, denizde yakalanan göçmenlerin hızlıca geri gönderilemeyeceği hükme bağlanmış durumda. Bu kararın Fas'taki sosyal medya platformlarında hızla yayılması, sınır hattındaki hareketliliği tetikleyen ana unsur olarak görülüyor. Bosna Hersek ve Balkanlar için de sınır güvenliği hassas bir konu olduğundan, Avrupa'nın güneyindeki bu tür kitlesel hareketliliklerin bölgesel istikrara etkileri yakından takip ediliyor.
İspanya ve Fas arasındaki diplomatik gerilim mi tırmanıyor?
Sınırdaki krizin arkasında iki ülke arasındaki siyasi rekabetin yattığı iddia ediliyor. İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez'in 20 Temmuz tarihinde Cezayir'e gerçekleştireceği resmi ziyaret, Fas Kralı VI. Muhammed yönetimindeki Rabat hükümetini rahatsız etmiş olabilir. İspanya'nın Cezayir ile diplomatik ilişkilerini yenileme çabası, Magrip bölgesindeki güç mücadelesinde bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ancak İspanya Dışişleri Bakanlığı, göçmen akınının diplomatik ziyaretlerle bir ilgisi olmadığını resmi olarak reddetti.
2030 Dünya Kupası ve güvenlik endişeleri
Bir diğer iddia ise 2030 yılında İspanya, Portekiz ve Fas'ın ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası'na dayanıyor. El Confidencial gazetesinin aktardığı bilgilere göre, sınır güvenliğinin sağlanamaması İspanya'nın turnuva ev sahipliği kapasitesine dair şüpheleri artırıyor. Fas hükümetinin, turnuvanın finalinin Kazablanka'da inşa edilen yeni stadyumda oynanması için yürüttüğü çalışmalar, bu spor organizasyonunu bir ulusal mesele haline getirmiş durumda.







