Bosna Hersek İnsan Hakları ve Mülteciler Bakanı Sevlid Hurtić, yardımcısı Duška Jurišić'i devlet aracını özel amaçlarla kullanmakla suçlayarak, Jurišić'in seyahat belgelerinde usulsüzlük yaptığını iddia etti. Hurtić, Jurišić'in şeffaflık savunucusu gibi görünmesine rağmen, kendi talepleri ve harcamaları konusunda sessiz kaldığını belirtti.
Bakan Hurtić, Jurišić'i Hangi Konularda Suçladı?
Bakan Hurtić, yaptığı açıklamada, "Duška Jurišić'in aylardır kamuoyunu manipüle etme çabalarına ve sürekli saldırılarına tepki göstermek zorundayım. Kendisini şeffaflık savaşçısı gibi gösterirken, aynı zamanda kendi talep ettiği ödenekleri, harcırahları ve seyahat masraflarını gizlemektedir" dedi. Hurtić, Jurišić'in devlet aracını özel amaçlarla kullandığını gösteren belgeleri de kamuoyuyla paylaştı.
Hurtić, sorunun sadece temsil veya bakanlık masrafları olmadığını, asıl meselenin Duška Jurišić'in, kendisi gibi, işe alım süreçlerini yönetememesi ve İnsan Hakları ve Mülteciler Bakanlığı ile ADS komisyonlarını etkileyememesi olduğunu vurguladı. Hurtić'e göre, baskılar, medya manipülasyonları ve kadrolaşmaya katılmayı reddeden herkesi itibarsızlaştırma girişimleri bu noktadan sonra başladı.
Hurtić, Duška Jurišić'in İnsan Hakları ve Mülteciler Bakanlığı'ndaki devlet memurlarının işe alım süreçleriyle ilgili bilgi talebinde bulunduğunu ve Bosna Hersek Devlet Memurları Ajansı'nın kararından, kendisine sadece devlet memurları için yayınlanan ilanlara, prosedürlerin uygulanma zaman dilimine, ilanların yayınlanma ve sona erme tarihlerine, başvuran aday sayısına, devlet memurlarının atanmalarına, toplam itiraz sayısına ve muafiyet taleplerine erişiminin onaylandığı açıkça görüldüğünü belirtti.
Jurišić'in Devlet Aracıyla İlgili Usulsüzlüğü Nasıl Ortaya Çıktı?
Hurtić'in iddiasına göre, Jurišić'in seyahat belgesinde resmi aracın Sarajevo'da olduğu belirtilmesine rağmen, polis kameraları aynı aracı Mostar'da kaydetti. Bu durum, Jurišić'in devlet aracını özel işleri için kullandığı şüphesini doğurdu.
Bakan Hurtić, Jurišić'in eylemlerinin kabul edilemez olduğunu ve konuyla ilgili gerekli tüm adımları atacağını ifade etti. Bu iddialar, Bosna Hersek siyasetinde yeni bir tartışma başlattı.







