HSP Bosna Hersek (HSP BiH), Merkez Seçim Komisyonu'na (CİK) başvurarak Slaven Kovačević'in Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı'na Hırvat halkı adına yaptığı adaylık başvurusunun reddedilmesini talep etti. Talep, adaylığın anayasal ilkelere, Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi kararlarına ve kurucu halkların meşru temsil ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yapıldı.

HSP'den CİK'e: "Adaylık Anayasaya Aykırı"

HSP'den CİK üyelerine gönderilen yazıda, Anayasa Mahkemesi'nin "Ljubić" davasındaki kararının henüz uygulanmadığı belirtildi. HSP, bu durumun meşru siyasi temsil konusunun hala çözülmediğini gösterdiğini savundu. HSP BiH, U-23/14 sayılı karara atıfta bulunarak, meşru demokratik temsilin, kurucu halkların kendi özgün siyasi temsilcilerini seçme hakkını içerdiğini, yani çoğunluktaki bir halkın diğer bir halka temsilci dayatamayacağını vurguladı.

HSP BiH'nin açıklamasında, Slaven Kovačević'in geçmişte farklı ulusal kimliklere sahip olduğu, bir dönem Sırp halkına mensup olduğunu ve "Diğerleri" kategorisinde yer aldığını beyan ettiği, ancak şimdi Hırvat halkına mensup olarak aday olduğu iddia edildi.

Dayton Anlaşması Vurgusu

Açıklamada ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki "Kovačević Bosna Hersek'e karşı" davasına da değinildi. Bu davada, insan hakları koruma mekanizmalarının, Dayton Anlaşması ve Bosna Hersek Anayasası ile tanımlanan kurucu halkların anayasal konumunu tartışmaya açmak için kötüye kullanılabileceği iddialarının gündeme geldiği belirtildi.

HSP BiH, CİK'ten olası adaylık başvurusunun detaylı bir hukuki analizini yapmasını talep etti. Taleplerinin kabul edilmemesi halinde, yerel ve uluslararası kurumlar nezdinde mevcut tüm yasal yollara başvuracakları uyarısında bulundu.

Bu itiraz, Bosna Hersek'teki siyasi arenada, özellikle seçimler öncesinde, etnik temsil ve anayasal düzenlemeler konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Bosna Hersek'te yaşayan Hırvatlar için bu durum, kendi temsilcilerini seçme hakkının korunması açısından büyük önem taşıyor.